İŞİTME ENGELLİLERE KUR’AN-I KERİM KURSU OLUŞTURULDU!

0

imam hatip lisesi ve müftülük hizmet binasında bulunan mescitte gerçekleştirilen kurslarda, işitme engelli genç bayanlara, işaret diliyle Kur’an-ı Kerim öğretiliyor, dini bilgiler veriliyor.

Erzincan Müftülüğü, işitme engelliler için Kur’an-ı Kerim kursu açtı. işaret dili ve Kur’an eğitmenleri tarafından gerçekleştirilen kurslarda, özellikle hanım kursiyerlere Kur’lahza-ı Kerim’in yanı dizi, namaz sureleri, namaz kılma, dini bilgiler ve hadisler öğretiliyor. bununla birlikte; kursa eklenen işitme engelli genç bayanlar; öğrendikleri ilahileri de işaret diliyle anlatım ediyorlar. Kursa ilk şekilde kelime-i şahadet ve sözcük-i Tevhid’i öğrenerek başlayan 12 işitme engelli kursiyer, daha sonra Peygamber Efendimizin hadisleri ve sureleri öğrendi. ilahileri de işaret diliyle anlatım etmeyi başaran genç kursiyerler, ileriki süreçte eğitimlerini geliştirmeyi hedefliyorlar. Kur’an kursu öğreticisi ve aynı zamanda işaret dili eğitmeni Feyza sevinç nedeni ile düzenlenen kurslar, sene boyunca devam edecek.

Ku\`ran kursu ve işaret dili eğitmeni Feyza sevinç, \”Kursumuz başlayalı kısa zaman oldu. Bu zaman zarfında çocuklar ile adi bir mesafe kat ettik. Allah’ın izniyle de devam ederiz inşallah. ilk şekilde kelime-i şahadet, sözcük-i Tevhid bunları bilmiyorlardı. Allah’a inanıyorlar, inançları tam lakin bunları bilmiyorlardı ne anlama geldiğini. Namaz kılıyorlardı, namazda kıyam, rüku, secde. yalnızca Allah diyerek namazlarını tamamlıyorlardı. çok şükür şimdi sureleri ezberlemeye başladılar. Fatiha suresi, ihlas suresini her öğrencim öğrendi. işitme engelliler sınıfımızda 12 öğrencimiz mevcut. Kur’lahza-ı Kerim eğitimiyle beraber dini eğitimi derslerine de devam ediyoruz.\” dedi.

Kurs ile ilgili bilgiler veren Erzincan il Müftüsü Yavuz Karabayır ise \”Erzincan vilayet Müftülüğümüz olarak toplum arasında bulunan engelli vatandaşlarımızın ulu kitabımız Kur’lahza-ı Kerim’i öğrenmeleri, aynı sürede dini bilgilerini geliştirmeleri ve bu manada moral bulmaları, manevi kuvvet elde edebilme düşüncesiyle bir proje başlattık. Bu plan çerçevesinde de şuanda görmüş olduğunuz 12 öğrencimiz yönünden da bu eğitime başlamış olduk. Bu işitme engelli kardeşlerimiz bu yeni başlamış olduğumuz eğitimde ilk önce Kur’an-ı Kerim okumayı daha sonra da dini bilgilerini geliştirmeye ve öğrenmeyi, sure ve duaları ezberlemeyi biz hedefledik. Bu onlar için inşallah hem manevi bir takviye olacak ve onlarında topluma rahatlıkla adapte olmaları sağlanacak. Hem hayırseverler nedeni ile hem de iş adamları yönünden da hayalini kurduğumuz eğer onların desteği ile yapılırsa, daha teknik donanımla, daha profesyonelce bir yapı yapıp, içinde tıbbi cihazların olduğu, sosyal faaliyet alanlarının olduğu tıpkı sürede da Kur’an-ı Kerim ve dini bilgilerin verildiği bir kurs düş ediyoruz. Bunu da en kısa sürede başarmak istiyoruz.\” diye konuştu.

 

DİJİTAL ÖĞRENME FIRSATLARINA ERİŞİM SEMİNERİ GELDİ

0

Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen seminere, il milli Eğitim Müdürü Mahmut Kurtaran, milli Eğitim Bakanlığı Temsilcisi Süleyman Akgül, Hayatboyu öğrenme genel Müdürlüğü Eğitim Uzmanı Hüseyin Erdoğan ile kamu Eğitim Merkezi içerisinde açılan kurslarda görevli ehil öğreticiler ile kursiyerler katıldı.

Seminerde kısa bir konuşma yapan vilayet ulusal Eğitim Müdürü Mahmut Kurtaran, Hayatboyu öğrenme umumi Müdürlüğü sebebi ile düzenlenen bu toplantının teknolojiyi kullanma hakkında bir farkındalık oluşturmak, kullanmakta olanları teknolojiye mahkûm.etmeden teknolojiyi hizmetlerde daha iyi kullanabilmek amacıyla gerçekleştirilecek bir toplantı olduğunu söyledi.

Teknolojinin bundan böyle hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Kurtaran, \”Teknoloji şuurlu kullanıldığı müddetçe faydalıdır. bazan de zararımıza bazı sonuçlar doğurabilir. işte bizler teknolojiden zarar görmeden bunu en iyi şekilde kullanımı ve yararlanmak için Hayatboyu genel Müdürlüğümüzden gelen deneyimli arkadaşlarımız sizlere bu konu ile ilgili aydınlatıcı bilgi verecekler.\” dedi.

Ardından Hayatboyu öğrenme umumi Müdürlüğü’nde görevli Eğitim Uzmanı Hüseyin Erdoğan, \`Dijital öğrenme ve öğrenme Fırsatlarına Erişim\` hakkında seminerini sundu. iki celse biçiminde gerçekleşen seminer sonunda katılımcılara katılım belgesi verildi.

 

Lise çağında yer alan öğrenciler cinnet sınırında

0

Trabzon’da liseliler içinde yapılan araştırma gençlerin stres ile başa çıkabilmek için
kendilerine ziyan verdiğini ortaya koydu. Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğitim
Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana ilim Dalı öğretim Görevlisi Yrd. Doç.
Dr. Vesile Oktan, Trabzon’daki 15 değişik liseden, herhangi bir psikiyatrik arıza
tanısı almamış olan 371’i kız 680 talebe üzerinde yaptığı araştırmada çarpıcı sonuçlara
ulaştı. “Kendine zarar verme ve nedenleri” başlıklı araştırmada öğrencilerden 245’inin
yani yaklaşık yüzde 36’sının çeşitli nedenlerle kendilerine ziyan verdikleri ortaya
çıktı.
Araştırma, erkeklerin bilhassa “kesme” ve “yakma” davranışının kızlara oranla aşırı daha
yüksek olduğunu ortaya koydu. “Kendine zarar eda hakkında ilk girişim 13-15
yaşlarında, ilk kez akranları ve ebeveynleriyle çatışma yaşadıklarında ve çeşitli stres
yaşantıları ile karşı karşıya kaldıklarında meydana gelmektedir” sonucuna varılan
araştırmada, öğrenciler ziyan eda gerekçelerini şöyle açıkladı: “Sakinleşmiş
hissederim”, “intihar dürtümden kaçınmış olurum”,
VAHiM BiR durum
Psikiyatr M. irfan Coşkun, araştırmaya ilişkin “Kendine ziyan verme davranışı daha çok
antisosyal, borderline ve histrionik kişilik bozukluklarında görülmekle birlikte
depresyon ve şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklarda da görülür. Bunlar dışında alkol
ve madde kötüye kullanımı da bu tür davranışlara yol açabilir. Nadiren de özenti
biçiminde ortaya çıkabilir. eğer yapılan bu çalışma yüzde 30-40’lara varan yüksek oranda
kendine zarar verme davranışı olduğu halinde sonuçlanmış ise bu psikiyatrik durumların
sıklığı çok fazla fazla anlamına geliyor ki bu aşırı vahim ve acilen üzerinde durulması gereken bir
durumdur” yorumunu yaptı.

 

Dershane yerine daha pahalısı temel liseler geliyor denildi!

0

Hükümetin aldığı kararla 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak dershaneler yollarına okul
şekilde devam edecek. temel lise adı altında tahsil verecek ve öğrencileri üniversite
sınavına da hazırlayacak bu liselerin ücretleri ise dershanelerin 3 sert oldu.
lise son derslik fiilen üniversite hazırlık sınıfına dönüşürken temel lisenin son sınıfına
kayıt fiyatları 16-25 bin TL arasına yükseldi.
esas idadi olmalarına izin verilmeyen ve “Eğitim Danışmanlık Bürosu” adıyla etkinlik
göstermeye çalışan yerlere operasyon yapılıyor. Adana’da 25 işyeri operasyon yapılarak
kapatıldı. öğretmenlere göre sorunlar şöyle:
LiSELER BOşALıYOR
Devlet liseleri boşalıyor: Dershanelerin kapatılması nedeniyle üniversite hazırlık
olanağını yitiren öğrenciler, önümüzdeki yıl okuyacakları 12. derslik için bulundukları
devlet okullarından hızla ayrılıyor. Anadolu ve düzgün liselerin son sınıfları boşalmaya
başladı. Bazı liselerde öğrencilere ayrılmaması için öğretmenler baskı yapıyor. lise son
sınıfı üniversiteye hazırlık sınıfı şekilde geçirmek dileyen öğrencilerin artarak çoğalması
itibarı ile çok sayıda eski dershane, yeni esas lise son derslik kontenjanını doldurdu.
Fiyatlar fırladı: Fiilen üniversiteye hazırlık sınıfına dönüşecek temel lise 12.
sınıfların dershaneden tek farkı haftada birer saat din kültürü ve ahlak bilgisi ile
ingilizce derslerimizi olacak. Onun dışında bütün müfredat tıpkı yürütülecek. Dersler akşam
saatlerinde yada hafta sonu yerine hafta içi yapılacak.
öğRETMENLER ZOR durumda
öğretmenler de mağdur: Velilerin ardından uygulamanın başka mağdurları devlet
okullarında ve dershanelerde çalışan öğretmenler olacak. Devlet okullarının son
sınıflarında ders sağlayan öğretmenler yeterli öğrenciyi bulamayabilecek. Dershane
öğretmenleri ise hususi ders olanağından yoksun kalacak, verdikleri ders saatleri
düşebilecek.
Eğitim büroları kapatılıyor: Koşulları karşılamadıkları için yada temel lise olmalarına
izin verilmeyen dershanelerin bir kısmı “Eğitim Danışmanlık Bürosu” adıyla
faaliyetlerini sürdürmek istedi. fakat bu ad altında dershanecilik yapılmasına izin
vermeyen ulusal Eğitim Bakanlığı’nın girişimiyle bu bürolara operasyon düzenleniyor.

Hedef: düz olarak lisenin yerine geçmek

Dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapatılacak. “Dershane’’ hizmetini Haziran ayında
sonlandırmaları gereken bu kurumların yerini alacak “esas Liseler’’ ise hem idadi
programını uygulayacak hem de öğrencilerini üniversite sınavına hazırlayacak.

Fen Bilimleri okul olmaktadır

Fen Bilimleri Dershanesi kurucusu Nazmi Arıkan, yasanın Anayasa Mahkemesi sebebi ile
iptal edilmesini beklediklerini belirterek, “Biz kuruluş olarak dershanecilik yapmak
istiyoruz yasanın iptalini bekliyoruz. fakat sürecinde sonuna geldik. Binlerce
öğretmenimiz var, çalışanlarımız var, bizden ümit bekleyen öğrenciler mevcut. önümüzdeki
günlerde biz de dönüşüm için başvuracağız’’ dedi.
Nazmi Arıkan, fiziksel olarak okul olmaya yatkın okulların dönüşüme alınacağını, olmayan
bazı şubelerin de kapatılacağını söyledi.

Kültür Dershaneleri dönüşüyor

Kültür Eğitim Kurumları Kurucu Temsilcisi ve genel Müdürü Ahmet Sait Yurtseven, 119
dershane şubesinin temel idadi ve rüştiye olarak açılacağını söyledi. ‘’esas
Lise’’lerde 2018-2019 öğretim yılına kadar bahçe, havuz gibi bazı standartların
aranmayacağına dikkat çeken Yurtseven’in verdiği bilgilere göre, “düz biçimde Lise”nin yerine
geçmeyi hedefleyen. Kültür temel Liseleri’nin 9 ve 10. sınıf için yıllık ücreti 8 bin
TL, 11 ve 12. sınıf ise 9 bin TL olacak.

 

Tablet Çöktü” Haberleri

0

Haftada 2.300TL ek kazanç Sağlamak Hiç Bu Kadar pratik Olmadı
ulusal Eğitim Bakanlığı (MEB), \”Tablet çöktü\” ve \”Fatih Projesi Böyle Sınıfta Kaldı\” başlıklı haberlerde yer sektör bütçe rakamlarının afaki olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bugün bir gazetede, \”Tablet çöktü\” manşetiyle ve aynı gazetenin internet sitesinde \”Fatih Projesi Böyle Sınıfta Kaldı\” başlığıyla haberler yayınlandığı anımsatıldı.

FATiH Projesi\`nin, 22 Kasım 2010\`da MEB ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı içinde imzalanan protokolle başlatıldığı hatırlatılan açıklamada, 2011\`de projeye ilişkin planlamanın yapıldığı ve 2012\`de ise pilot uygulamaların başlatıldığı belirtildi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ihale sürecini yürüttüğü ve etkileşimli tahta alımlarında 114 bin 921 sınıfının tamamına etkileşimli tahta yerleştirildiği anımsatılan açıklamada, 2015 sonuna kadar 318 bin 644 etkileşimli tahtanın dağıtım ve kurulumlarının tamamlanacağı, böylece 433 bin 565 dersliğe etkileşimli tahta kurulmuş olabileceği vurgulandı.

20 bin 269 okula çok aşırı fonksiyonlu yazıcı dağıtıldığı, 2015 sonuna kadar da 25 bin 384 çok fazla fonksiyonlu yazıcının okullara dağıtımının ve kurulumunu tamamlanacağı aktarılan açıklamada, böylece 45 bin 653 okulda çok fazla fonksiyonlu yazıcı kurulumunun yapılacağı ifade edildi.

iş liseleri hariç 81 ildeki 3 bin 516 lisede geniş bant hızlı internet altyapısı kurulumlarının tamamlandığı kaydedilen açıklamada, 4 bin 462 okulda geniş bant hızlı internet altyapısı çalışmalarının sürdüğü, 9 bin 52 okulda ise ihale sürecinin tamamlandığı ve çalışmalara başlanacağı aktarıldı.

Bu yıl on bin okulun fiber internet altyapısı için ihaleye çıkılmasının planlandığı kaydedilen açıklamada, böylece, 27 bin 30 okulun fiber internet altyapısının tamamlanacağı belirtildi.

Halihazırda 4 bin okulun uydu internet ve 35 bin 684 okulun ADSL bağlantısıyla erişim imkanının sağlandığı anlatılan açıklamada, tüm okulların fiber internet erişimi için çalışmaların bittiği, hizmetin 2015 yılı ilk çeyreğinde verilmeye başlanacağı anlatım edildi.

-ön şart etkileşimli tahta kurulması

Geniş bant hızlı internet altyapısı ve etkileşimli tahta kurulumları tamamlanan okullardaki öğretmenlere ve 9. sınıf öğrencilerine 737 bin 800 tablet bilgisayar dağıtıldığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

\”2015 yılı arasında yaklaşık 700 bin tabletin dağıtımı planlanmış ve ihale süreci başlatılmıştır. şubat 2016\`da 10 milyon 600 bin tablet bilgisayarın dağıtımına başlanması planlanmaktadır. Eğitimde FATiH Projesi kapsamında tablet bilgisayar dağıtımları 5. ve 9. sınıf öğrencilerinden başlayacak şekilde planlanmıştır. Bu süreçte tablet bilgisayar dağıtımı için ön koşul okullardaki etkileşimli tahta kurulumlarının ve internet altyapısının tamamlanmasıdır. şimdiye kadar bu koşulları veren okullarda tablet bilgisayar dağıtımı yapılmıştır.\”

Açıklamada, plan kapsamında, 100 binlerce eğitsel içeriğe sahip ve parasız şekilde eğitim camiasının hizmetine sunulan özel portaller dış 150 binden fazla eğitsel içeriğin üretildiği kaydedildi.

-proje, bilhassa son dönemlerde hız kazandı

Bu içeriklerin Eğitim Bilişim Ağı\`ndan (EBA) yayınlanarak, öğrenci ve öğretmenlerin kullanımına sunulduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

\”Haberde yer alan bütçe rakamlarının kamuoyunu yanıltmaya yönelik afaki rakamlardır ve gerçeği yansıtmamaktadır. görülür ki plan, bilhassa son zamanlarda artan bir sürat ve ivme kazanmıştır. Hem memleketimizde eğitimle teknolojinin bütünleşmesini hem de yerli bilişim teknolojilerinin dünyayla rekabet edebilecek bir seviyeye gelmesini sağlayacak, dünya çapında eşi benzeri bulunmayan ve yüzlerce alt projeden oluşan büyük bir projeyi hayata geçirmek için Bakanlık şekilde ciddi bir kaynak ve çaba sarf etmekteyiz, etmeye de devam edeceğiz.\”

 

MEB, 30 YDS puanıyla direkt uzman alacak

0

ulusal Eğitim Bakanlığı, uzman yardımcılarını yetiştirmek için 30 YDS puanıyla deneyimli almaktadır
2 şubat 2015 tarihinde yayımladığımız haberde, MEB\`in profesyonel edinmeyi unuttuğuna dikkat çekmiştik. Tıklayınız. 652 sayılı milli Eğitim Bakanlığı Teşkilatına dair KHK\`ya, 14/üç/2014 tarihinde katılan geçici madde ile profesyonel alınmasına olanak tanınmasına rağmen, bunun kullanılmadığına dikkat çekmiştik.

MEB bu haber üzerine, gerçekten de unutmuş olduğu bu düzenlemeyi hayata geçirmek istedi.

Geçen hafta alelacele yayımlanan ilan ve kılavuzla ilana çıktı. lakin yayımlanan duyuru, hem müessese içi çatışmaya hem de kamunun kaynaklarının israf edilmesine neden olacaktır.

işte MEB\`in 5 gün başvuru süresi tanıyarak, başvurularını tamamlandığı ilanda dikkat çeken hususlar

1- kuruluşa alınan profesyonel yardımcıları ortalama 90 KPSS puanıyla alınırken ve bu profesyonel yardımcıları 70 YDS puanı almaları şartıyla deneyimli yapılırken, bu ilanda profesyonel olabilmek için 30 YDS şartı aranmıştır. ilanda her ne kadar en yüksek YDS puanına sahip olan 3 sert adayın sözlüye alınacağı belirtilmiş olsa da, hem duyuru süresi kısa tutulduğu hem de bazı özel insanlar için açıldığı belirgin branşlarda, 70 YDS\`ye ulaşılması olası olmayacaktır.

2- Alınacak branşlar içinde analitik düşünme eğitimi almış ve kamudaki sorunlar hakkında yetiştirilmiş hiç bir branş yer almamaktadır. hukuk ve öğretmenlik mezunları, profesyonel yapılmaya çalışılmaktadır. Siyasal bilgiler ve iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunları görmezden gelinmiştir. Makine mezunlarının 30 YDS puanıyla A grubu kariyer iş mensubu yapılması bunun gibi aklın almayacağı bir işleme imza atılmaktadır. hukuk mezunlarının da, kurumun geleceğine yön verecek analizler yapmak yerine daha çok fazla MEB\`in içine düşürüldüğü davalarla uğraşacakları anlaşılmaktadır.

üç- müracaat süresi ilandan itibaren sırf 5 gün tutulmuştur ve süre 22 şubat\`ta sona ermiştir. Sanki yangından mal kaçırılmaktadır.

4- sadece sözlü sınavla alım yapılacak olup, tek kriter en az beş yıllık bir deneyime sahip olmaktır.

Yurtdışına doktorayı gönderdiği personeli Bakanlığa deneyimli şekilde atayarak takdir toplayan MEB, bu kez çok fazla fena bir ilan yayımlamıştır.

yalnızca torpille alınacak uzmanların, 95 KPSS puanıyla Bakanlığa alınan ve şuan her biri en az80-90 YDS puanına sahip uzman yardımcılarının yetişmesini sağlayacağı düşünüldüğünde, kuruluş içi çalışma barışının da bozulması kaçınılmaz olacaktır.

MEB, torpile kapı aralayan, kendisini vesayet makamlarının (sendika, sivil toplum, siyaset, işadamı) müdahalesine açık bırakan bu düzenlemelerle, her geçen gün daha fazla çürümektedir.

 

Önce mesleğini seç, sonra üniversiteyi

0

üniversite giriş sınavları bitti. Uzun bir maraton olan hazırlık süreci yerini tercih heyecanına bıraktı. Yaklaşık 950 bin adayın başvurduğu LYS’de her adayın istediği bölüme girmesi olası değil. fakat doğru meslek seçimiyle iyi bir üniversite eğitimi almak mümkün. Uzmanlar üniversite tercihlerinde iş seçiminin önemine dikkat çekiyor.

Zambak Yayınları Rehberlik Uzmanı Mahmut Sarıgül meslek seçimiyle ilgili şunları söylüyor: “üniversite sınavlarına giren öğrencilerin yaklaşık -20 oranında talebe halen bir yüksek öğretimde okuduğu halde yine sınava girip çoğunlukla bölümünü değiştirmek isteyen öğrencilerden oluşuyor. Bu rakam küçümsenmeyecek bir rakam. çoğunluğu 1. ve 2. derslik olmak üzere, üç. sınıfta hatta 4. sınıfta bölüm değiştiren öğrencilerle çok aşırı karşılaştım. Bu durumun ana sebebi, öğrencinin bölümünü, mesleğini iyi seçememiş olmasıdır. iş seçimi; bir insanın ölene kadar üzerinden çıkartamadığı bir giysi gibidir. meslek sahibi olmak çok aşırı mühim bir şeydir, fakat her şeyi ile insana uyan bir meslek olması çok aşırı çok aşırı daha ciddi bir şeydir.Toplumumuzda, mesleği ile uyuşmayan, zoraki yaptığı, mutlu olmadığı bir işte çalışan insanımız maalesef aşırı çok. Bunun yanında bir üniversite bitirmiş olduğu halde, buradan bir meslek elbisesi giymiş olmasına karşın bu elbiseyi giymeyen insanımız da az değil. Yani sahip olduğu, öğrenimini gördüğü mesleği değil de öteki bir meslek ile uğraşan insanlarımız da çok.”

Mahmut Sarıgül’e göre kendisine uymayan bir meslekte çalışanlarla, sahip olduğu meslekle iştigal etmeyen insanların çokluğu, üniversite sınavlarından sonra yapılan tercih sıralamasının yeterince irdelenmeden, araştırılmadan yapıldığını ortaya koyuyor: “Tercih dönemi yakında başlayacak ve bu seneki üniversite adayları da kendilerine göre bir liste oluşturacaklar. Bu liste oluşurken şu durumun asla gözden düşürülmemesi gerekiyor. Yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız husus, iş seçiminin oldu bitti ye getirilmeden, sizi giydiğiniz süre mutlu edecek, kalıbı bedeninize uyan, renk, model olarak ta tam dilediğiniz bunun gibi bir elbiseyi seçiyor olmanız. Burada anlatım ettiğimiz kalıp, beden, renk, model kavramları tabiî ki maddi anlamda değil manevi manada ele alınmalıdır. Her mesleğin kendine göre belirlenmiş şartları ve kuralları bulunmaktadır. Bunun yanın da da hepimizin da kişilik, karakter, yetenek, talep bunun gibi o kişiyi ifade eden özellikleri vardır. Benim belirtmek istediğim husus ta tamda size uyan eşleştirmeyi yapmanızdır.”

 

İş garantili meslek yüksekokulu

0

Gaziantep üniversitesi (GAüN) Naci Topçuoğlu iş Yüksekokulu bünyesinde 12 programda eğitim sektör öğrenciler, mezun yapılmaksızın iş bulma imkanı yakalıyor.

GAüN Rektör Yardımcısı ve yüksekokul müdürü Prof. Cahit Bağcı, AA muhabirine, Gaziantep Organize sanayi Bölgesi beraberinde açılan okulun, işletmelerle iç içe olduğunu söyledi.

Okulda, türkiye\`de ilk kez trimester sistemi uygulandığını ifade eden Bağcı, pabuç tasarımı ve üretimi, ofis Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, hariç Ticaret, besin Teknolojileri, Halıcılık ve Kilimcilik, işletme Yönetimi, Kuruyemiş Teknolojisi, Lastik ve Plastik Teknolojisi, Lojistik, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Seramik ve Cam işlemeciliği, Un ve Unlu Mamuller Teknolojileri programlarında eğitim verdiklerini kaydetti.

Bağcı, bölümlerin hepsinin nitelikli ve sanayicinin ihtiyacı olan bölgelerde talebe yetiştirdiğini dile getirerek, \”piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılıyoruz. Başarılı öğrencilerimiz dikey geçişle fakültelere geçebiliyor. iki devre teorik eğitim sektör öğrenci üç. dönem sanayide uygulamalı eğitimlerine devam ediyor. 2 dönem sanayide çalışıyor. öğrencilerimizin büyük bölümü eğitimlerine devam ederken meslek buluyorlar\” diye konuştu.

Un ve kuruyemiş sanayine üniversiteli elemanlar
Okulda bütün öğrencilere karşılıksız burs verildiğine dikkati çeken Bağcı, \”Tercih yapıcak ve kısa sürede iş sahibi olmak isteyen gençleri meslek garantili ve prestijli okulumuza bekliyoruz. Sanayiciler sürekli bizden talebe istiyor\” dedi.

GAüN Naci Topçuoğlu iş Yüksekokulu gıda işleme kısmı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hatice çatal da 30 kontenjanlı Un ve Unlu Mamuller Teknolojileri programında 14 öğrencinin eğitim gördüğünü, sayının çoğalması gerektiğini vurguladı.

Bölümde kaliteli, güvenilir, ekonomik un ve unlu mamuller yapabilecek nitelikli fasıla eleman yetiştirdiklerini anlatan çatal, şunları kaydetti: \”türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) ile protokolümüz mevcut. Bu çerçevede öğrencilerimize aylık 200 lira burs imkanı ve istihdam garantisi sunuyoruz. Eğitimlerini bu programda tamamlayan öğrencilerimiz memleketimiz\`nin her yerinde iş bulabilecek. Okulumuzdaki teknik imkanlar da gayet iyi ve donanımlı bir laboratuvarımız var. öğrencilerimiz ham madde, un ve unlu mamulleri, değirmenciliğe dair tüm aşamaları teorik ve pratik öğreniyor. öğrenci sayımız az. Programız henüz çok fazla yeni, tanınmıyor. ilk mezunlarımızı vereceğiz. piyasanın talebiyle açılan bir program. bundan böyle sanayiciler, mesleğin kurallarını, hijyeni bilen şuurlu kişilerle çalışmak istiyor.\”

Kuruyemiş Teknolojisi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Tekin de öğrencilere hem teorik hem de uygulamalı ders verdiklerini söyledi.

Kuruyemiş dalının önemine değinen Tekin, \”Yıllık 800 bin ton kuruyemiş üretimimiz var. iç tüketimimiz de çok fazla iyi. Kuruyemiş sahası canlı, hem iç hem hariç piyasada kendini kabul ettirmiş bir piyasa. Böyle bir bu sektörün ara elemana da ihtiyacı mevcut. Zaten burası bu amaçla kuruldu. öğrenci kontenjanımız 30, geçen yıl 23 öğrenci gelmişti. öğrencilerimizin tamamı burs alıyor. Mezun olur olmamaktadır iş buluyor\” ifadelerini kullandı.

 

Okullarda bonzai önlemi

0

izmir polisi, son dönemlerde yol açtığı ölümlerle gündemde yer bulan bonzai ve diğer uyuşturucu türlerinin okul önlerinde satılmasının önüne geçmek için, eğitim devrinin öncesinde bilinçlendirme ve mücadeleye yönelik proje hazırladı.

izmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele şube Müdürlüğü ekipleri, son zamanlarda ölüm ve koma vakalarıyla gündemde yer bulan bonzai ile öteki uyuşturucu türlerine yönelik, okul önlerinde satışının önlenmesi için çalışma başlattı.

çalışmalar kapsamında okullara yönelik risk değerlendirmesi yapan ekipler, milli Eğitim vilayet Müdürlüğü ve üniversitelerden uzmanlarının desteğiyle hazırladığı projeyi uygulamaya koydu.

plan kapsamında meselesinde deneyimli kişilerden oluşan ekipler belirli okulların sorumluluğunu üstlenerek, eğitim dönemi öncesinde mektep yöneticileri, okul aile birlikleri, okulların önder öğrencileriyle diyalog kurdu.

Sentetik uyuşturucuların kullanıcıları nasıl etkisi altına aldığı ve kısa zamanda vücutlarında oluşturduğu tahribatla ilgili bu bireyleri bilgilendiren Narkotik Polisi, bonzai türü uyuşturuculara karşı beraber mücadele etmenin önemine anlatmaya çalıştı. Ekipler, eğitim devrinin başlamasıyla okullarda, başta bonzai olmak üzere uyuşturucu kullanımının zararları, uyuşturucu kullananların bağımlılıktan kurtulma amacıyla tedavi için başvuracakları birimlerin anlatılacağı, öğrenciler, öğretmenler ve velilere yönelik seminerler, broşürler hazırladı.

Uzunkaya: Kararlılıkla mücadele edeceğiz
izmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bonzai ve türevi sentetik uyuşturuculara yönelik istihbarat çalışmalarının yanı dizi, uyuşturucunun kente getirildiği yollar üstünde sık çalışma yürüttüklerini, kentteki 13 bin polise özel eğitim verildiklerini, bununla beraber narkotik köpekleri yetiştirdiklerini anlatım etti.

Uyuşturucu kullanımının önüne geçmek için polisiye tedbirlerin yeterli olmayacağına dikkati çekerek bunun beraberinde yapılacak bilinçlendirme çalışmalarının önemini vurgulayan Uzunkaya şunları söyledi: \”Bonzainin tanınması, zararlarının bilinmesi için vatandaşlarımıza yönelik bilgilendirici faaliyetler yapıyoruz. özellikle okullarımıza yönelik çalışma başlattık. Eğitim-öğretim çağının başlamasıyla bu yöndeki faaliyetlerimizi çok şekilde eğitim kurumlarımıza kaydıracağız. Risk değerlendirme analizi verilerimize göre bazı okullara öncelik vererek çocuklarımızı, çıkarlarını bekleyen tehlikeler konularında uyaracağız. Amacımız, sadece emniyet güçlerinin değil, bütün vatandaşlarımızın bu konu için bilinçlenmesi ve duyarlılığının artarak çoğalması. tıpkı duyarlılıkla polis ekipleriyle işbirliği arasında olacak mektep yönetimi, aile birlikleri ve velilerimizin desteğine ihtiyacımız var.\”

Uyuşturucunun toplumu tehdit ettiğini kaydeden Uzunkaya, bu konu ile ilgili ailelere de mühim görevler düştüğünü belirtti. Ailelerin çocuklarıyla yakından ilgilenmeleri, arkadaş çevrelerini tanımaları ve uyuşturucuyla ilgili bilgi sahibi olmasının önemine dikkati çeken Uzunkaya, \”Her çocuğun başına bir polis dikemeyeceğimiz için aileler kendi çocuğunu ve çevresini kontrol etmeli, polisle irtibatlı şekilde mücadeleye omuz vermeli\” diye konuştu.

izmir\`de son 7 ayda 80 kilogram civarında bonzai ele geçirildiğini, 800 bireyin ise \”kullanımı, ticaretini yapmak ve satışına aracılık etmek\” bunun gibi suçlamalarıyla yakalandığı bilgisini paylaşan Uzunkaya, son hukuki düzenlemelerle uyuşturucu ticareti yapanların beraberinde kullananlarla ilgili de cezai yaptırımların oluştuğunu hatırlattı.

 

İşte Öğrencilerin Hayalindeki Maaş

0

Universum yönünden 33 ülkede üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırma, türkiye\`de maaş beklentilerinin dünya ortalamasının çok fazla altında olduğunu gösteriyor.

Araştırmada en yüksek maaş beklentisine sahip üniversite öğrencileri sırasıyla isviçre, Norveç ve Danimarka\`dan çıktı. isviçreli öğrenciler, Norveç ve Danimarka\`nın da bulunduğu sıralamada her ay 7.062 dolar ile dünyada en yüksek maaş beklentisine sahip ülkeler arasına girdi. bayanlarda ortalama yatırım yılda 31.758 dolar ile kısıtlı iken, erkeklerde bu durum 36.436 dolar düzeyinde.

Araştırmada yer saha 33 yurt arasında ülkemiz en düşük maaş beklentisine sahip ikinci memleket konumunda. türkiye\`deki öğrencilerin yıllık maaş beklentisi 6.566 dolar. Yani ülkemiz\`deki üniversite öğrencileri yıllık 15 bin TL aylık ise 1250 TL maaşlı bir işte çalışmaya razı. Araştırmada maaş beklentisi memleketimiz\`nin altında kalan tek memleket Ukrayna. Ukrayna\`da okuyan üniversite öğrencileri yıllık 5932 dolarlık maaşa sahip bir işte çalışmak istiyor.

Araştırmada öğrencilerin en yüksek maaş beklentisine sahip olduğu ülke isviçre oldu. işviçreli öğrenciler yıllık ortalama 84.466 dolarlık maaşın hayalini kuruyor. Bu rakam Norveç\`te 71.325 dolar, Danimarka\`da 68.225 dolar seviyesinde bulunuyor. Söz konusu araştırmanın sonuçları memleketimiz ile isviçreli öğrencinin yıllık maaş beklentisi içinde tam 77.900 dolarlık (178 bin TL) ayrım olduğunu ortaya koyuyor.